Merhabalar,
Koresinemasi.com olarak bir yaşımıza girmiş bulunmaktayız. 365 gün içerisinde birbirimizin kahrını çektik sitem edenler, edilenler, ettirenler varsa kusurumuz affetmenizi hiç beklemiyoruz
2 kişiyle başlayan ekibimiz 4 pasif yazarıyla devam etmekte. Herkesin ayrı bir işi vardır bu durumdan şikayetçi filan olduğumda yok, her birine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Yahoo ve sevenload ın filmlerimizi silme dalgasına kapılmasaydık eğer şuan eklemediğimiz film kalmamış olurdu neyse vardır bundada bir hikmet. Zaman buldukça film yüklemeleri devam etmekte ve edecektirde. Sizlerden istediğimiz sabırlı olmanız ve anlayış göstermeniz. Devamı…
Hiç de büyük beklentilerle başlamadığım ama bitişinde hayranlıkla üstteki x işaretine tıkladığım bir film oldu..İsmi ve posteri, insanı “dövüş filmi olacak galiba” diyerek derin ve sarsılmaz izlenimlere dökebiliyor ve hatta kabul de ediyorum, evet bir “dövüş” filmi kıvamında ilerliyor ama altta daha farklı şeyler gizli ve izlerken insanı asıl çarpan yine onlar oluyor.Filmin giriş sahnesi bile ilk etapta insanı biraz sarsıyor; “sizi şöyle yakına alayım” der gibi işret ediyor ve bir başladı mı heyecan içinde sonuna kadar devam ettiriyor… Devamı…
Film, tanıdık bir sahneyle başlar: bir otel odasında bıçaklanarak öldürülmüş bir kadın cesedi bulunmuştur. Şüphelenin elinde benzin bidonuyla kameraya takılmıştır. Dedektif Choi Yeon Hee başkanlığında yürütülen polis soruşturması, bir televizyon programı için çekimleri yapılacak olan olayın bütün ayrıntıları bu iş için ayarlanmış bir özel bir sette yer alacak. Ne yazık ki, programın yapımcıları, sürekli olaya burnunu sokmakta ve polisin işini yapmasına engel olmaktalar, ve çok yakında işlerin ilk bakışta göründüğü gibi yürümediği ortaya çıkacak. Devamı…
Min-hyuk Cho’nun emekliliğine günler kalmıştır. Çok sevilen nezih bir insandır. Ona emeklilik hediyesi olarak ne vereceklerini düşünen iş arkadaşları, sonunda bölümün en güzel kızı ile bir randevu hediye etmeye karar verirler.
Bu masum randevunun amacı üzgün şeflerine tekrar gençliğindeki gibi hissettirmektir. Plan başarılı olur ve Min-hyuk elinde bagetler kendini sahnede bulur. Devamı…
Jun-seo, Mi-yeon ile yaşamakta olduğu ilişkiden yorulmuş ve biraz yalnız kalmak için yollar aramaktadır. Mi-yeon ise harıl harıl beraberliklerinin 2000. gününü kutlamaya hazırlanmaktadır. Bu sırada Mi-yeon bir trafik kazası geçirir ve komaya girer. Ertesi sabah hiçbir şey olmamış gibi sevgilisini ziyaret ettiğinde Jun-seo’nun bu kazadan henüz haberi yoktur. Önce kazaya inanmak istemese de hastanede yatan Mi-yeon’u kendi gözleri ile gördükten sonra yaşadığının bir rüya olabileceğinden şüphe duymaya başlar… Devamı…
Kimliği belirsiz bir kişiden gelen direktifler aracılığıyla birbirine tamamen yabancı 5 kişi bir soygun için biraraya getirilir…Aralarında en yaşlı ve deneyimli olan operasyonu o kişi adına yönetmektedir…Soygun sonrası yaşlı adamla bir hangarda buluşmaya gidenler adamın öldürülüp yakılmış cesediyle karşılaşınca işler karmakarışık bir hal alır…
Film bütçesi:$ 1.8M
Devamı…
Kendisi ile ilgilenmeyen erkeklerle ilişkiyi başlatmaya çalışan orta yaşlı bir kadının komik bir hikayesini ele almakta film. Erkeklerin kızların peşinden koşmasına alıştıkta, kızların erkeklerin peşinden koşmasına daha pek rastlamamıştık bu filmimizde karşılacağız. Komedi ve romantiğin bir an olsun eksik olmadığını hissedeceğinizden eminim iyi seyirler. Devamı…
Herb; bir bitki ismidir. Zeka yaşı normal yaşından daha geri olan bir kızın ve annesinin hayatını anlatan bir filmdir.
Annesinin sürekli onun için çabaları ve annesinden sonra hayata tutunması konu alınmış. Devamı…
Hye-Young, Amsterdam’da yaşayan genç ve güzel bir ressamdır. Şehrin en işlek meydanında insanların resimlerini yaparak ve kendi tablolarını satarak geçimini sağlamaktadır. Park Yi ise, şehirde uluslar arası uyuşturucu trafiğinde önemli rol oynayan Kore mafyasının emrindeki bir kiralık katilidir. Park Yi, bir papatya tarlasında resim yaparken gördüğü Hye-Young’a aşık olur.. Onun çalıştığı meydanı karşıdan net bir şekilde gören bir daire kiralar ve hergün onu izler. Ancak kendini gösterme cesaretini bulamaz. Bunun yerine hergün saat 4:15’de onun dükkanının önüne bir demet papatya bırakıp, “çiçekler” diye bağırıp ortadan kaybolmaktadır. Bu gizemli hayranından hergün aynı saatte çiçekler alan Hye-Young, hiç görmediği bu adama aşık olmuştur. Devamı…
Yaklaşık bir yıl kadar önce gördüğüm ama daha dün akşama kadar izlemek için hiç bir girişimde bulunmadığım bir filmdir kendisi; artık türkçe alt yazılı bir şekilde görünce “buraya kadar, otur ve izle” diye emir verdim kendime..Film hakkında “süperdi veya çok kötüydü” diyemiyorum; zira iki yorum da izleyenin beklentileri ile şekillenebilir.Bir otobüs durağında karşılaşan öğretmen ve öğrencinin aşkı diye konuya girersek; “ne kadar romantik duruyor” diyen yanılgı veren düşünceler içine girebiliriz.Zira ben özellikle bu yanılgı ile hareket ettim.Bir öğretmen olduğu, her akşam durakta bir öğrencisi ile otobüse bindiği doğru, ama baş rol karakterlerimiz öyle sıradan insanlar değiller, soğan misali oldukça katmanlı kişiliklere sahipler.. Devamı…
Can sıkıntısından yapmış oldugum on dakikalık bir monte çalışmasını sizlerle paylaşmak istiyorum… İsterseniz bu hikayeyi hepbirlikte yazalım! Bu hikayedeki gibi bir bir aşk bir arayış… Artık sadece filmlerde gorebildigimiz aslında herkesin içinde bir yerlerde aynı duyguları aradığı bir dünyada Koreli, Türk ne olursa olsun dışa vuramadığı bu hisleri biz şekillendirelim… Artık filmlerden hariç koreyle ilgili daha farklı paylaşımlarda bulunmaya çalışacagız. Fikirlerinizi bekliyoruz…
Çok uzun zaman önce izlediğim ve bugün bir kere daha kendimi izlerken bulduğum bu filmden bahsetmek istiyorum şimdi.Hani pamuk şeker alırız ya; dışardan görüntüsü cezp eder bizi, sonra tadı dilimizdeki tat tomurcuklarına bayram yaşatır, yüzümüzün her tarafına bulaşır; bir garip mutluluk hissi çöreklenir üstümüze; bu filmde aynı o pamuk şekerler gibi etki bırakıyor en sonunda. Zaten yukarda ki afişine bakmak bile şu an bana mutluluk verebiliyor; o kadar eğlenceli geliyor bana… Devamı…